Üçüncü Gün
Sabah pul basarak güne başladık.
Dochula Geçidine doğru yola çıktık.
Yolda Simtokha Dzong’a uğruyoruz.
1629 yılında, Bhutan’ı birleştiren Zhabdrung Ngawang Namgyal tarafından yaptırılmış.
Bhutan’daki en eski dzonglardan biri ve ülkenin ilk büyük kale-manastırlarından kabul ediliyor.
Konumu tesadüf değil.
Burası üç vadinin kesiştiği stratejik bir noktada. Geçmişte güvenlik ve idari kontrol açısından çok önemli.
Bhutan 20 idari bölgeye, yani dzongkhag’a ayrılıyor.
Birçok bölgede geleneksel olarak hem dini hem idari işlevi olan bir dzong var.
Bhutan’ın siyasi birliğinden önce bölgede farklı yerel güçler ve toprak sahipleri bulunuyordu.
Zhabdrung bunları tek bir siyasi yapı altında toplamaya çalışıyor.
Budist inancında savaş konusu da ilginç. Rehberimizin anlatımıyla, kendini ve ülkenin egemenliğini savunmak söz konusuysa savaşın bazı koşullarda meşru görülebileceğini söyledi.
Bhutan nüfusunun kökeni tek bir etnik gruba dayanmıyor. Tibet-Himalaya kökenli Ngaloplar, doğudaki Tshanglalar ve güneyde Nepal kökenli Lhotshampalar dahil farklı topluluklar var.
Tibet’ten Bhutan’a tarih boyunca çeşitli askeri seferler düzenleniyor.
Ama ilginç olan şu:
Bhutan’a Budizmin önemli öğretilerini getirenler de Tibet’ten geliyor, ülkenin siyasi birliğini sağlayan Zhabdrung da Tibet’ten geliyor.
Bhutan’ın birleşme hikayesi
Bhutan’ın birleşme hikayesi gerçekten ilginç.
Tibetli Budist rahip Zhabdrung Ngawang Namgyal, 1616’da Tibet’ten Bhutan’a geliyor.
Yanında kutsal bir emanet de getiriyor: Ralung manastır geleneği için çok önemli kabul edilen kutsal bir kalıntı.
kutsal kaburga – şefkat kemiği. Emanetin tam olarak hangi kutsal kalıntı olduğu konusunda kaynaklar farklı ayrıntılar veriyor.
Tibet’teki rakip dini-siyasi güçler bu emaneti ve Zhabdrung’un otoritesini geri istiyor.
Ardından Bhutan’a karşı Tibet seferleri düzenleniyor.
Zhabdrung hem saldırılara karşı büyük dzonglar yaptırıyor hem de ülkedeki yerel güçleri birleştiriyor.
Sonunda Bhutan bağımsızlığını koruyor.
Burası ilginç çünkü yabancı biri gelip ülke birliğini kuruyor. Bunu da Tibet’ten alıp getirdiği bir emaneti korumak için Butanlıları savaşa sokarak yapıyor.
Ülke daha sonra ikili bir yönetim sistemine geçiyor: dini ve siyasi/idari otorite birlikte var oluyor.
Zhabdrung 1651’de öldüğünde ölümünün uzun süre gizlendiği anlatılıyor. Yönetimin ve ülkenin dağılmasını önlemek için onun inzivada olduğu söylenmeye devam ediyor.
Sonrasında iç çekişmeler başlıyor.
Bu karmaşık yapı 1907’de Ugyen Wangchuck’ın ilk kral seçilmesiyle yeni bir döneme giriyor.
Wangchuck hanedanı böyle başlıyor.
Bhutan hiçbir zaman İngiliz sömürgesi olmuyor ama Britanya Hindistanı ile uzun ve karmaşık ilişkileri var. 19. yüzyıldaki çatışmaların ardından yapılan anlaşmalarla Bhutan bazı topraklarını kaybediyor. 1910 Punakha Antlaşması’yla Britanya, Bhutan’ın iç işlerine karışmama prensibini kabul ederken Bhutan dış ilişkilerinde İngiliz tavsiyesini dikkate almayı kabul ediyor.
Yani “İngilizler ülkeye hiç dokunmadı” demek tam doğru değil; ama Bhutan sömürgeleştirilmiyor.
Dochula
Punakha yolundaki Dochula Pass muhteşem.
Burada Druk Wangyal Chortens adı verilen 108 çorten var.
2003 yılında güney Bhutan’da üs kurmuş Assamlı ve Kuzeydoğu Hindistanlı ayrılıkçı örgütlere karşı Bhutan ordusu Operation All Clear adlı askeri operasyonu düzenliyor.
ULFA, NDFB ve KLO gibi örgütlerin onlarca kampı Bhutan’ın güneyine yerleşmiş durumda.
Dördüncü Kral Jigme Singye Wangchuck operasyonun başında bulunuyor.
Kamplar dağıtılıyor ve militanlar Bhutan’dan çıkarılıyor.
108 çorten, Dördüncü Kral’ın eşi Kraliçe Anne Ashi Dorji Wangmo Wangchuck tarafından Bhutan’ın güvenliği ve operasyonda görev alanlar anısına yaptırılmış.
Deli Rahip – Drukpa Kunley
Sonra “Deli Rahip” olarak bilinen Drukpa Kunley ile bağlantılı manastırı geziyoruz: Chimi Lhakhang.
İnanılmaz bir karakter.
15.–16. yüzyılda yaşamış sıra dışı bir Budist usta.
Budizmin yalnızca biçimsel kurallara indirgenmesini eleştiriyor. Şiir, mizah, içki ve cinsellik üzerinden insanları şaşırtarak ders verdiği anlatılıyor.
Hakkında binlerce kadınla birlikte olduğuna ilişkin efsaneler var.
Bana biraz Nasreddin Hoca’yı hatırlattı.
Bhutan’daki evlerin üzerindeki penis resimlerinin önemli bir kısmı da Drukpa Kunley geleneğiyle bağlantılı.
Bu arada pipi resimleri her yerde.
Punakha Dzong
Ardından ülkenin bana göre en güzel kale-manastırını geziyoruz:
Punakha Dzong.
Gerçekten muhteşem.
Kral Jigme Khesar Namgyel Wangchuck ile Kraliçe Jetsun Pema’nın 2011’deki düğün töreni de burada yapıldı.
Dzong, 1637–38 yıllarında Zhabdrung Ngawang Namgyal tarafından yaptırılıyor.
Tibet saldırılarına karşı stratejik savunma yapısı.
Bir köprüden geçilerek giriliyor.
Zhabdrung’un naaşının bulunduğu kutsal bölüm de burada.
Rehberimiz onun için hâlâ sembolik olarak üç öğün yemek sunulduğunu anlattı.
Kralların taç giyme törenlerinde Punakha’nın çok önemli bir yeri var. Punakha, Thimphu başkent olmadan önce Bhutan’ın siyasi merkeziydi.
Bugün dzongun bir bölümü bölgesel yönetim, bir bölümü de rahipler tarafından kullanılıyor.
Mimarisi inanılmaz.
Rehberimizin söylediğine göre eski dzonglar bugünkü gibi ayrıntılı mimari çizimlerle değil, ustaların zihnindeki oranlar ve geleneksel ölçülerle inşa ediliyor.
Ahşap birleşimlerde çivi kullanımının çok sınırlı olması da Bhutan mimarisinin özelliklerinden biri.
Depreme dayanmak için duvarların aşağıda kalın ve hafif eğimli başlayıp yukarı doğru daralması dikkat çekici.
İçeride sunağın önünde üç önemli figür görüyoruz:
* Bhutan’a Budizmi getiren Guru Rinpoche – Padmasambhava
* Ortada Buda
* Zhabdrung Ngawang Namgyal
Zhabdrung’un kutsal kalıntılarının bulunduğu bölüm de burada.
Otelimiz şahane.
Pirinç tarlalarının arasında.
Uzun bir günün sonunda harika geldi.
Punakha’dayız.
Akşam bize Bhutan eğitim sistemini anlatan bir seminer bile verdiler.
Bhutan Birleşmiş Milletler’e 1971’de katılıyor ve özellikle Üçüncü Kral döneminde modern eğitim sistemi hızla gelişiyor.
Amaçlarından biri kimseyi geride bırakmamak.
Bugün anaokulundan sonra 12 yıllık okul sistemi var ve ardından üniversite başlıyor.
Dzongkha ulusal dil ama çocuklar çok erken yaştan itibaren İngilizce eğitim görüyor.
2025–26 itibarıyla Bhutan’ın ulusal müfredatı Cambridge standartlarıyla uyumlandırılıyor.
Krala sempatim gittikçe artıyor.
Akşam yemeği otelde.
Bhutan yemeklerinden oluşan bir menüyü seçiyoruz.
Sebze ağırlıklı.
Tabii kırmızı pirinç var.
Ve domuz eti.