Sabah erkenden yola çıktık. Dalga ve rüzgâr yiyerek Okluk Koyu’na vardık; tekne epey sallandı. Koy ise çam ağaçlarıyla çevrili, göl gibi sakin. Karşımızda yazlık saray; kıçtan kara yaptık.
Teknede yiyecek azalınca kaptan alışveriş için Söğüt’e geçti. Kızlar dünya şampiyonası maçını heyecanla izledi ama maalesef yenildik.
Sonra Selen’le botla açıldık. Sırtı çektik, dip balıkçılığını denedik; yine elimiz boş döndük.
Gece ay tutulması vardı. İlk kez bu kadar net gördüm. Gökyüzünde ağır ağır değişen ay, Okluk’un sessizliği içinde gerçekten büyüleyiciydi.