Saat 06.30’da motor çalıştı. Kikladlar’ın kısa ve sert dalgaları bizi silkelerken deniz kuşları yanımızda uçtu. Üç buçuk saat sonra Mikonos göründü; tankerlerin geçtiği deniz adeta bir otoyol gibiydi. Yunuslar bir süre Beetfish’le yarışarak bizi karşıladı.
Kalafati’yi beğenmeyip Ornos yönüne döndük. İkaria’nın samimiyetinden sonra Mikonos çorak, rüzgârlı ve gösterişli geldi. Yer bulamayınca yan koyda kıçtan kara olduk. Akşam Fabrika bölgesine taksiyle indik; değirmenlerin altında yürüdük, Manto Mavrogenous’un bağımsızlık uğruna harcadığı servetini konuştuk. Denize karşı kokteylin ardından Remezzo’da canlı müzikli bir akşam yemeği yedik. Dönüşte İskeçe doğumlu taksi şoförümüz Haydar’la güzel bir sohbet ettik.