Nepal ve Katmandu Günlükleri · 2026-10-05

Nepal’e Dönüş ve Bhaktapur

Sonra yeniden Katmandu’dayız.

Sonra yeniden Katmandu’dayız.

Havalimanının hemen yanından geçip Bagmati Nehri kıyısındaki Pashupatinath Tapınağına gidiyoruz.

Burası Nepal’de Hindular için en kutsal yerlerden biri. Lord Shiva’ya adanmış. Pashupatinath’ın kutsal alanının geçmişi çok eskiye gidiyor; bugün gördüğümüz ana tapınak daha yeni olsa da bölgede en az 5. yüzyıldan beri ibadet edildiğine dair kayıtlar var.

Tapınağın hemen yanında Bagmati Nehri var ve burada ölüler yakılıyor.

Biz de nehir kenarında bir kremasyon törenine denk geldik.

Ailenin en büyük oğlu töreni yönetiyor, bedeni ateşe veriyor. Yakılma bittikten sonra küller Bagmati Nehri’ne bırakılıyor.

Bunun arkasında çok güçlü bir inanç var.

Ölüm, hayatın sonu değil. Beden tekrar doğaya dönüyor; ateş, su, hava ve toprağa karışıyor. Ruh ise karma ve yeniden doğuş döngüsüne devam ediyor.

Bagmati daha sonra Ganj sistemine bağlanıyor. Bu nedenle burada yakılmak ve küllerin nehre bırakılması Hindular açısından çok kutsal.

Bir bedenin geleneksel şekilde yakılması saatler sürüyor ve çok miktarda odun gerekiyor.

Artık elektrikli kremasyon da var. Daha hızlı ve daha ucuz ama geleneksel tören hâlâ çok yaygın.

Ölüm burada hayatın dışında saklanan bir şey değil.

Tam tersine herkesin gözü önünde, hayatın bir parçası.

Belki beni en çok etkileyen de bu oldu.

Bazı Himalaya bölgelerinde ise Budist geleneklerde bedenin parçalanıp kuşlara bırakıldığı sky burial gibi başka cenaze ritüelleri de var. Ama bu Pashupatinath’taki Hindu kremasyon geleneğinden farklı.

Pashupatinath’ta her yerde sadhular var.

Uzun saçlı, üzerlerinde çok az kıyafet olan, vücutlarına kül süren, dünyadan ve maddi hayattan mümkün olduğunca uzaklaşmaya çalışan Şiva takipçileri. Oldukça korkutucu görünüyorlar.

Az yemek, az eşya, dünyevi zevklerden uzak durmak…

Bir anlamda hayatı sadeleştirerek ruhani özgürlüğe yaklaşmaya çalışıyorlar.

Pazartesi günleri de Şiva’ya adandığı için tapınak daha kalabalık oluyor. Özellikle Shivaratri döneminde burası dünyanın dört bir yanından gelen Şiva takipçileriyle doluyor.

Burası insana ölümü sürekli hatırlatıyor ama garip şekilde kasvetli değil.

Ölüm burada hayatın doğal devamı.

⸻

Bhaktapur

Buradan Kathmandu Vadisi’ni oluşturan üç tarihi şehirden biri olan Bhaktapur’a geçiyoruz.

Diğer ikisi Kathmandu ve Patan.

Otelimizden yaklaşık 40 dakika uzaklıkta.

Bhaktapur kelime olarak “Adanmışların / İnananların Şehri” anlamına geliyor. Eski isimlerinden biri Bhadgaon. Şehir özellikle Newar kültürü, ahşap işçiliği, tuğla mimarisi ve çömlekçiliği ile meşhur.

Kathmandu Vadisi uzun süre Malla kralları tarafından yönetiliyor.

1482’de Kral Yaksha Malla öldükten sonra vadi üç ayrı krallığa bölünüyor: Kathmandu, Patan ve Bhaktapur.

Bölünme sonunda krallıkları zayıflatıyor ve 18. yüzyılda Prithvi Narayan Shah üç krallığı da ele geçirerek Nepal’i birleştiriyor.

Bhaktapur bugün hâlâ bir ortaçağ şehri gibi.

Trafiğe kapalı sokaklar, kırmızı tuğla evler, meydanlar, tapınaklar…

1970’lerde Almanların da katkısıyla büyük bir restorasyon programı yapılmış. Bu sayede şehir çok iyi korunmuş.

Şehrin içinde gezerken Newar halkının ahşap işçiliği her yerde karşımıza çıkıyor.

Kapılar, pencereler, tapınak cepheleri…

Gerçekten inanılmaz.

⸻

Nyatapola Tapınağı

Sonra Nyatapola Tapınağına geliyoruz.

Bhaktapur’un en etkileyici yapılarından biri.

Beş katlı. Zaten “Nyatapola” da beş katlı anlamına geliyor.

1702 yılında Kral Bhupatindra Malla tarafından yaptırılıyor ve Tantrik tanrıça Siddhi Lakshmi’ye adanıyor.

Merdivenlerden çıkarken her katta tapınağı koruyan figürler var.

En altta iki güçlü insan.

Onların üzerinde filler.

Sonra aslanlar.

Sonra grifin benzeri efsanevi yaratıklar.

Her katta bulunan koruyucuların, alt kattakilerden on kat daha güçlü olduğuna inanılıyor.

Yanında ise Bhairavnath Tapınağı var.

Bir anlamda burada kadın ve erkek enerjisinin dengesi anlatılıyor.

⸻

Altın Kapı ve 55 Pencereli Saray

Ardından Bhaktapur Durbar Square’e geçiyoruz.

Buradaki en etkileyici yapılardan biri Golden Gate – Altın Kapı.

1750’lerde Kral Ranjit Malla tarafından yaptırılmış.

İnanılmaz ince bir metal işçiliği var. Kapının arkasında eski kraliyet sarayı ve Taleju’ya adanmış kutsal alanlar bulunuyor.

Hemen yanında meşhur 55 Pencereli Saray var.

İsminden anlaşılacağı gibi cephesinde 55 ahşap pencere bulunuyor.

55 yaşını kutlamak için mi, 55 eşi olduğu için mi? Tam bilinmiyor.

Asıl mesele binanın muhteşem ahşap işçiliği.

İlk yapı 15. yüzyılda Yaksha Malla döneminde yapılıyor, daha sonra Kral Bhupatindra Malla tarafından genişletiliyor.

National Art Gallery de bu eski sarayın içinde.

İçeride Hindu ve Budist sanatına ait eserler var.

Dayanamayıp grupça alışverişe devam.

⸻

Nepal’de 2025 Gen Z Ayaklanması

Sonra konu ister istemez bugünkü Nepal’e geliyor.

Geçen yıl, Eylül 2025’te, gençlerin başı çektiği çok büyük protestolar olmuş.

Özellikle Gen Z gençleri yolsuzluk, kötü yönetim, işsizlik ve fırsat eşitsizliğine karşı sokağa çıkmış.

Protestolar kısa sürede büyümüş.

Güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucunda 76–77 kişi hayatını kaybetmiş, binlerce kişi yaralanmış.

Ardından olaylar daha da büyümüş.

Parlamento, Başbakanlık, Yüksek Mahkeme ve başka kamu binaları büyük zarar görmüş. Hala birkaçının camları kırık.

Başbakan K.P. Sharma Oli istifa etmiş ve hükümet düşmüş.

Sonrasında Nepal’in ilk kadın başbakanı olan eski başyargıç Sushila Karki, geçiş hükümetinin başına gelmiş.

Bu süreçten sonra erken seçim kararı alınmış.

5 Mart 2026’da seçimler yapılmış ve Kathmandu’nun eski belediye başkanı, eski rapçi Balendra “Balen” Shah büyük bir zafer kazanmış.

35 yaşında Nepal Başbakanı olmuş.

Bugün ülkede gençlerin beklentisi çok yüksek.

Yolsuzluğu azaltmak, bürokrasiyi hızlandırmak ve devleti daha şeffaf hale getirmek istiyorlar.

Ama Nepal’in önünde hâlâ büyük sorunlar var.

İşsizlik, ekonomik sorunlar, siyasi istikrarsızlık ve özellikle sel ve doğal afetlerin yarattığı hasarlar…

Bhutan’dan sonra Nepal’e dönünce iki ülke arasındaki fark daha da belirgin geliyor bana.

Biri değişimi çok kontrollü yapmaya çalışan küçücük bir krallık.

Diğeri ise gençlerin artık “yeter” diyerek sokaklara çıktığı, değişimi çok daha sert yaşayan bir ülke.

Akşam yerel yemeklerin servis edildiği ve dans gösterisinin olduğu Nanee turistik restaurantına gidiyoruz.

Butan ve Nepal gezimiz yepyeni iki dünyayı tanıyarak tamamlanıyor.

Aile albümü

3. günden fotoğraflar

Bu günlük herkese açıktır. Aile fotoğrafları yalnızca giriş yapan aile üyelerine gösterilir.

Aile girişi