Peru 2026 · 2026-05-31

Tarihi Lima ve Central

Sabah Berfin’in şef kahvaltısı. Sonra tarihi şehre, yani İspanyolların şehri kurduğu meydana gidiyoruz: Centro Histórico. Sirkeci-Şişhane gibi bir yer. Eski binalar, küçük dükkânlar, nalburcular, avizeciler… Burası bize uzak, hava yine bulutlu, hafif rüzgârlı ve daha çok yerli insan var.

Sabah Berfin’in şef kahvaltısı. Sonra tarihi şehre, yani İspanyolların şehri kurduğu meydana gidiyoruz: Centro Histórico. Sirkeci-Şişhane gibi bir yer. Eski binalar, küçük dükkânlar, nalburcular, avizeciler… Burası bize uzak, hava yine bulutlu, hafif rüzgârlı ve daha çok yerli insan var.

Peru’da sokaklarda seçim hazırlığı var. Genel seçimlerin ilk turu 12 Nisan 2026’da yapılmış. Başkanlık seçimi ikinci tura kalınca ikinci tur 7 Haziran 2026’da yapılacak. Yarışın Keiko Fujimori ile Roberto Sánchez arasında olduğu bildiriliyor. Fujimori, eski başkan Alberto Fujimori’nin kızı.

Bir kesim için Alberto Fujimori:

“Terörü bitiren, ekonomiyi toparlayan, güçlü lider.”

Başka bir kesim için ise:

“Demokrasiyi zayıflatan, insan hakları ihlallerinden sorumlu, otoriter başkan.”

Keiko Fujimori bu mirasın üzerinde siyaset yapıyor. Bu yüzden Peru seçimi sadece iki aday arasında değil; güvenlik mi özgürlük mü, düzen mi demokrasi mi, geçmişten ders mi geçmişe özlem mi ikilemi üzerinden yaşanıyor.

Meydanda dolaşıyoruz. Yüzünün yarısı görünen kadın figürleri dikkatimizi çekiyor: La Tapada.

“Tapada”, İspanyolcada “örtülü, kapanmış” anlamına geliyor. La Tapada Limeña ise “Limalı örtülü kadın” gibi çevrilebilir.

Koloni döneminde, özellikle 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar, Lima’daki kadınlar sokağa çıkarken özel bir kıyafet giyermiş:

Saya: Vücudu saran uzun etek.

Manto: Başı ve yüzün büyük kısmını örten örtü.

Bu kıyafette genellikle yüzün sadece tek gözü açıkta kalırmış. Bu yüzden figür hem gizemli hem de çok tanınan bir Lima sembolü olmuş.

Lima Arkeoloji Müzesi beklentilerimin altında kalsa da İnka öncesi sanatı anlamak için iyiydi.

Akşam tatilimizin son yemeğini Central’de yedik. Şefi ve kurucusu Virgilio Martínez Véliz ile Mil’deki yemekten sonra bir kez daha karşılaştık. Şef Martínez, eşi Pía León ile birlikte Peru’nun yerel malzemelerini ve farklı rakım ekosistemlerini tabaklarına taşıyan yenilikçi menüler sunan bir şef.

Gerçekten bu kadar değişik tadı bir arada yememiştik. Ayrıca Peru’yu gezip de buraya gelmemiz iyi oldu. Hem yerleri hem de ürünleri biliyorduk. And Dağları’ndan Amazon’a, savanadan deniz ürünlerine kadar her çeşit tat mevcuttu. Sunumu, hikâyesi ve lezzeti gerçekten farklıydı. Laboratuvar gibi; her şeyin özü çıkmış ve karışmıştı. Amazonlardan pirana da vardı, Andlardan ördek de, denizden deniz yosunu bile vardı; birçok ayrı karışım ve tabii ki tatlı kakao…

Derin’in yaklaşan doğum gününü kutladık. Tatilin son gecesi yine kendine özgü ve eşsizdi.

Peru, farklı kültürleri, coğrafyası ve tatlarıyla bizden çok uzakta yaşamaya devam edecek. Bizim de anılarımızda…

Bir sonraki tatilin yeri belirlendi: Güney Kore.

Aile albümü

14. günden fotoğraflar

Bu günlük herkese açıktır. Aile fotoğrafları yalnızca giriş yapan aile üyelerine gösterilir.

Aile girişi