Şili 2026 · 2026-05-18

Casablanca’dan Valparaíso’ya

Valparaíso’ya yolculuk. Önce Casablanca’da, bağların arasında Kingston Şarap Evi’nde şarap tadımı.

Valparaíso’ya yolculuk. Önce Casablanca’da, bağların arasında Kingston Şarap Evi’nde şarap tadımı.

Şili’nin üzümü Carmenere ama bu vadide en çok Sauvignon Blanc, Şiraz ve Pinot üzümleri var. 5 kuşaktır buraya yerleşen Amerikalı bir ailenin yeri. Ailenin hikâyesi Şili tarihi ile paralel. And Dağları karşımızda, önümüzde yeşil vadi; kış güneşi ile ısınıyoruz. Dünyanın bir ucundayız.

Mart-Nisan ayı burada bağbozumu. Mayıs sonu, ki bizim Kasım sonuna denk geliyor, her şey bitmiş; tanklar temizlenmiş, şaraplar şişelenmiş. Vadi bir sürü küçük Şilili şarap üreticisi ile dolu. Şarapta vergi yüksek, çoğu Amerika’ya ihraç ediliyor. Şili’de en çok tüketilen içecek bira.

Dağlardan inip çıkıp Valparaíso’ya varıyoruz. Şehir hayal kırıklığı. Eskinin ihtişamlı liman kenti, dünya ile tüm bağlantıyı sağlarken Panama Kanalı sonrası önemini yitirmiş. Güzel evler yamaçlarda eski ve bakımsız kalmış. Şehrin kuzeyinde küçük, güzel, lokal restoran Don Emilio’da deniz ürünleri harika.

Dönüş 1,5 saat. Yollar iki ya da üç şeritli, hiç fena değil. Hız sınırı 100, en fazla 120 km. İyi ki de öyle, çünkü dağlardan sürekli inip çıkıyoruz. Ülkenin dağlık olduğunu, tarımın sadece vadilerde yapılabildiğini çok net anlıyoruz. Yol yokuşlar ve tünellerden oluşuyor.

Akşam Backroom Jazz Bar’a gidiyoruz. New York jazz bar tadında; şık, zevkli ve nezih. Santiago’nun gece hayatını görmesek olmazdı.

Aile albümü

3. günden fotoğraflar

Bu günlük herkese açıktır. Aile fotoğrafları yalnızca giriş yapan aile üyelerine gösterilir.

Aile girişi