22 Ağustos 2025 Cuma sabahı Çeşme’den yola çıkış. Beş saat sonra Bozburun’da gümrük kapısının önünde kaptanla buluşma.
Acente ile randevu saat 14.00.
Pandemi sonrası kapanan Bozburun Gümrük Kapısı, acentelerin baskısıyla açılmış. Devlet gümrük memurunu gönderiyor ama binanın giderlerini ve harcırahını acenteler ödüyor. Yarım saatte işimiz bitiyor. Hava kavurucu sıcak, sokakta tek tük yürüyen insan var. Kurtarıcı Osman’ın minik botu bizi getirip götürüyor.
Beetfish saat 15.00 gibi yola çıkıyor, önce Oğlanboğuldu’ya geçiyoruz. Bozburun’un en güzel koylarından biri; açık mavi renkte sular, serin, temiz. Derin de beğeniyor.
Sonra ver elini Simi, öyle yakın ki neredeyse 40 dakikada geçiyoruz. Gün batımında Simi masal kasabası gibi.
İkinci Dünya Savaşı’nı İtalyan işgali altında geçirmiş; sonrasında gelişememiş ve nüfus kaybetmiş olmasına rağmen, 2000’lerde gelen Avrupa fonlarıyla turizme adanmış bir ada. Rengârenk evleri yamaçta sıralanmış.
Gümrük bizi görmedi bile. 15 dakikalık duruş sonrası adanın Türkiye’ye bakan güney koylarına hareket ettik.
İlk durak Agios Georgios Dysalonas.
Agios Georgios Dysalonas Koyu’nda geceledik. Sarp kayalıklarla çevrili, sanki ağaçlar dağlara asılmış gibi duruyor. Koyu lacivert denizi, 100 metreye varan derinliğin işareti; güzel bir koy. Sahili dar, çakıllı ve minik bir kilise var.