Bayram geldi. Barranco’da Demo’da güzel bir kahvaltı. Barranco, 1850 sonrasında zenginlerin konaklarının olduğu, denize girdikleri ve yazlık olarak kullandıkları bir bölge olmuş. Şimdi galerilerin ve Central gibi restoranların bulunduğu bir yer.
Güzel havada yürüyüş harika. Izgara planlı sokaklar, tropik ağaçlar, temiz kokusu, yokuş aşağı parklar… Her sokakta yeni bir keşif.
Ardından Lima Museum of Contemporary Art ve Dédalo Art Gallery ziyaretleriyle Peru sanatını anlamaya çalışıyoruz.
Saat 18.30’da İnka öncesi kutsal bir alan olan Huaca Pucllana’yı ziyaret ediyoruz. Şehrin içinde kalmış, İnka öncesi bir tapınak ve tören alanı. Gezerken yanımızdaki restoranda insanlar bize bakıyor. 1980’lerde kazı ve restorasyon çalışmaları başlayan bu tepelik alan, uzun süre motosikletçilerin üzerinde dolaştığı bir yer olarak kalmış.
En ilginç yanı kitap rafına benzeyen tuğla inşaatı. Tuğlalar kilden ama içlerine deniz kabuğu karıştırılarak yapılmış. Bu yapı türü binaları depreme karşı dayanıklı kılmış.
Bu alan hem adak törenleri hem yönetim hem de buluşma alanı olarak kullanılmış.
Akşam yemek Mayta’da. İlk 50 restoran arasında yer alan Mayta’nın duvarlarının aynı tuğla yapısından esinlendiğini görmek şaşırtıcı. Mayta’nın mutfağı Amazonlardan esinlenmiş. Lezzetli ve doyurucu; 20 yıllık tecrübeyle çalışıyor.